Ana Sayfa Yerel Asayiş Siyaset Ekonomi Spor Güncel Dünya Eğitim Sağlık Kültür & Sanat
Bakan Akar'dan F-35 açıklaması
Bakan Akar'dan F-35 açıklaması
'Türkiye'ye şu an için yaptırım düşünmüyorum'
'Türkiye'ye şu an için yaptırım düşünmüyorum'
Dört partiden “Doğu Akdeniz” bildirisi
Dört partiden “Doğu Akdeniz” bildirisi
Erbil şehidi son yolculuğuna uğurlandı
Erbil şehidi son yolculuğuna uğurlandı
Rusya'dan Türkiye'ye SU-35 teklifi
Rusya'dan Türkiye'ye SU-35 teklifi
HABERLER>SİYASET
9 Temmuz 2019 Salı - 12:50

MHP Genel Başkanı Bahçeli: 'Türk milleti tuzakları bozdu'

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, 'Türk milleti varlığına kefen biçen barbarlara, vandallara ve haçlılara direne direne her gün yeniden doğa doğa kendine kurulan tuzakları bozdu, esaret senaryolarını yırtıp attı. Milli yeminler çiğnenmedi çiğnetilmedi "dedi.

MHP Genel Başkanı Bahçeli:  Türk milleti tuzakları bozdu

Partisinin TBMM'deki grup toplantısında konuşan MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, benliklerini koruyarak yüksek hedeflere ulaşmayı istediklerini belirterek, "Özümüzü koruyarak, birlik ve dirliğimizi koruyarak yüksek hedeflere ulaşmayı istedik. Hep bir adım önde olmayı gaye bildik. Zamanın sorunlarıyla başa çıkabilmek, zalimlerin oyunlarıyla mücadele edebilmek için azmimizin ve ahlakımızın yörüngesinden sapma göstermedik. Mesele, milli bekamızın, milli varlığımızın güvenli, istikrarlı ve iradeli şekilde istikbale taşınmasıydı. Bu itibarla anlayışımız, çabamız ve çalışmamız hiç bitmedi" şeklinde konuştu.

Bir vatana sahip olmanın ağır bedelleri olduğunu anlatan Bahçeli, "Türk milleti, zorlu bir coğrafyayı, üzerinde asırlarca hesap yapılan bereketli toprakları, nice fedakarlık ve fazilet örnekleri sayesinde vatan yaptı. Bir vatana sahip olmanın ağır bedelleri vardı. Bu bedellerde destanlaşan şahadetlerle, devleşen kahramanlıklarla ödendi. Türk milleti varlığına kefen biçen barbarlara, vandallara ve haçlılara direne direne her gün yeniden doğa doğa kendine kurulan tuzakları bozdu, esaret senaryolarını yırtıp attı. Milli yeminler çiğnenmedi çiğnetilmedi. Tarih içinde yönetim sistemleri değişti, yöneticiler değişti, çağlar değişti, yıllar yılları kovaladı devirler değişti. Yeri geldi devletin adı farklılaşıp rejim değişikliği gerçekleşti. Ancak Türk milleti, varoluş kararlılığından vakarıyla perçinlediği ilkelerinden, ülkülerinden ve ülkesinden asla taviz vermedi" ifadelerini kullandı.

Kahramanlığın ve damarlardaki kanın hangi yüzyıl olursa olsun değişmeyeceğini söyleyen Bahçeli, "Caber'e giderken Fırat Nehri'nin koynunda ruhunu teslim eden Süleyman Şah'ın sancağı elden ele, gönülden gönüle taşınarak kıtalara uzandı. Söğütte yakılan kutlu ateş tüm dünyaya ulaştı. Filiz filiz büyüyen fıtrat ve fikir gücüyle yükselişe geçen müşfik ve müthiş bir yürekle, sevdasını ve sedasını haykıran niyazlı bir millet tarihe sığmayıp taştı. Haysiyetiyle asırların engellerini aştı.

Hangi dönem ve yüzyıl olursa olsun kan aynı kandır. Kahramanlık aynıdır, nitekim hedefte aynıdır. Bu suretle, mili ruh asırları kavramış cihanı kuşatmış beşeriyeti kendisine hayran bırakmıştır. Türk milleti üzerinde yaşadığı aziz vatana tutunarak geleceğin yol haritasını çizmiştir. Bunu yaparken de karşılaştığı sorunlara teslim olmak yerine üstüne üstüne gitmeyi tercih etmiştir. Kaldı ki bu tercihin içinde geri adım yoktu, alttan almak yoktu, gevşemek yoktu, yılgınlık yoktu, vazgeçmek yoktu. Huşunet ve husumet karşısında ulus ve huzurun yanında olduk" dedi.

Her zaman birlik, beraberlik ve bekanın hizasında olduklarını belirten Bahçeli, Osmanlı İmparatorluğu döneminde yıkımı durdurmak için çareler arandığından bahsetti. Bahçeli, "İhanet ve işgalin karşısında inanç ve imanın yanında durduk. Çözülmenin ve çöküşün karşısında birliğin, beraberliğin, bekanın hizasında toplanarak etten duvar çektik. Fakat yine de pek çok badire ve belayla karşılaştık. Zaman oldu aklımıza gelmeyen ne varsa başımıza geldi.

Özellikle Osmanlı İmparatorluğu'nun gerilemesi şöyle dursun, yıkımını durdurmak için çareler arandı, yollar açıldı, fermanlar hazırlandı, zincirleme reformlar yapıldı. Ne var ki 19. yüzyılda içine düştüğümüz anafor günbegün umutlarımızı çaldı, huzurumuzu kaçırdı, topraklarımızın kaybına neden oldu. Lütfen dikkat buyurunuz, 3 Kasım 1839'da ilan edilen Tanzimat Fermanı'ndan bugüne kadar geçen 180 yılda devlet ve millet hayatını istikrara kavuşturmanın, güvenceye almanın, düzlüğe çıkarmanın amansız gayreti içindeyiz. Dışarıdan gelip yenemeyenlerin içeriden çözme denemelerine karşı hala direniyor, hala karşı çıkıyoruz. Hükümran mazimize hasretiz, bunun düşünü kuruyoruz. Hükmedilen değil hükmeden, istikamet verilen değil istikamet veren, önü alınan değil ön alan, ağza bakan değil ağzına bakılan bir ülke olmanın hayal ve hedefiyle mücadelemizi sürdürüyoruz" diye konuştu.

Merhum Erol Güngör'ün "Geçmişin olaylarını manalı bir bütün halinde yorumladığımız anda meselelere tarih şuuruyla bakmamız mümkün hale gelecek, nereden gelip nereye gittiğimiz hakkında bir fikir sahibi olunacaktır" sözlerini hatırlatan Bahçeli, "Tarih şuuru varsa dün ve bugün arasındaki rabıta kopmayacak, gelecek vizyonu canlı bir resim gibi önümüzde duracaktır. 19. yüzyılda batmak üzere olan devasa bir gemi zaman zaman hatalı ve yanlış rotalara sapmış olsa da yüzdürülmesine ve yüzeyde tutulmasına sahne olmuştur.

Mahvımız demek olan, malum akıbetin ertelenmesi, hatta ortadan kaldırılması için çok uğraşılmıştır. Ancak niyetler hali olsa da seçilmiş yöntemlerin, belirlenmiş sistemlerin milli gerçeklerle uyumsuzluğu, yabancıların tazyik ve telkiniyle reçete hazırlığı ve tedavi temini beklenmeyen pek çok menfi neticeye açık kapı bırakmıştır. Kapı bir defa açılmaya görsün sosyal bünyeyi zehirleyen, siyasal bütünlüğü zayıflatan, ne varsa içeri dolmuş her yeri kaplamıştır" diye konuştu.  

"Tarihten ibret aldığını söyleyenlere sormak isterim ki, hiç ibret alınsaydı tarih tekerrür eder miydi"

Nizami Cedid ile başlayan sürecin pek çok kırılma, hezimet, savaş ve çözülmeyle birlikte tarihin derin kavuklarına gömülüp gittiğinden bahseden Bahçeli, şöyle konuştu:

"Sözde reformcu nazırlar arasında bitmeyen kavga ve anlaşmazlıklar, yabancı ülke sefirlerinin bitmek bilmeyen müdahaleleri, emperyalist ülkelerin ilenmiş komploları, Tanzimat'tan meşrutiyete kadar devlet ve millet hayatını rehin almıştır. Bu tablonun bir benzerine içinde bulunduğumuz zaman diliminde de şahit olmuyor muyuz. Tarihten ibret aldığını söyleyenlere sormak isterim ki, hiç ibret alınsaydı tarih tekerrür eder miydi? Devleti yeni temeller üzerinde canlandırma çabaları, makus talihin kayalıklarına tehlikeli ölçüde çarpmış, reformlar tarihin tozlu raflarına kaldırılmak zorunda kalmıştır.

Miladı dolan devlet ve siyaset adamları, gözden düşmek şöyle dursun, kah sürgünlere, kah zindanlara, kah idamlara maruz kalmışlardır. Darbeler, mali iflaslar, israflar, bozgunlar, savaşlar, taht mücadeleleri, dar boğazlar, sömürgecilerin oyunları, çağın akıntısına karşı kürek çekmeler, zincirleme felaketleri tetiklemiş, feci derecede kamçılamıştır. İç bütünlük sağlanamayınca dış etkiler sonuç vermiş. Osmanlı İmparatorluğu fırtınaların kol gezdiği karanlık dehlizden sakin ve durulmuş limana bir türlü yanaşamamıştır."

"İnanıyorum ki, Türkiye Cumhuriyeti sonsuza kadar yaşayacaktır"

Türk milletinin var oluş mücadelesinin karar ve kader duraklarının Tanzimat, Islahat, Meşrutiyet ve Cumhuriyet olduğunu anlatan Bahçeli, "Yeni bir yönetim ve hukuk sistemi vaaz eden Tanzimat, bunun devamı olan Islahat, bundan mülhem meşrutiyet, hepsinin başarısız olmasıyla tarihin ve talihin parlak bir vetiresi halinde yükselen Cumhuriyet, Türk milletinin var oluş mücadelesinin karar ve kader duraklarıdır.

İktisadi ve içtimai temelleri çürüyen, iradesi ve ifade kudreti çölleşen bir devleti pansuman tedbirlerle hayatta tutmaya çalışmak boşuna bir gayrettir. Dünya siyasi tarihinde buna dair çok sayıda misal verilebilecektir. İnanıyorum ki, Türkiye Cumhuriyeti sonsuza kadar yaşayacaktır. Tarihten çıkardığımız derslerle önümüze bakmazsak geçmişten daha ağır olaylara mahkumiyetimiz mutlak ve mukadder olacaktır. Siyaseti, kavga ve çıkar çatışmalarının merkez üssü haline getirmenin, milli birliği tahrip edip bekayı yok saymanın vahameti hepimize ağır ve acıklı fatura çıkaracaktır" ifadelerini kullandı.  

Etiketler:
 
Kur’an Kursu Öğrencileri Genç KOMEK Yaz Kampında
 
Devrilen helezonun çarptığı kadın hayatını kaybetti
YORUMLAR
 Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 

Bu haber henüz yorumlanmamış...

FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
KATEGORİDEKİ DİĞER HABERLER
Cumhurbaşkanı net konuştu: Yolumuzdan alıkoyamazlar
KKTC açıklarındaki sondaj faaliyetlerinin süreceğini kaydeden Erdoğan ...
Ali Babacan AK Parti'den istifa etti
İstifa dilekçesinde “Türkiye için yeni bir çalışma başlatmak kaçınılmaz” ...
Erdoğan İzzetbegoviç ile görüştü
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Bosna Hersek ziyareti kapsamında Bosna ...
 
Babacan istifa dilekçesini AK Parti'ye verdi
Yeni parti hazırlığında bulunduğu iddia edilen eski Ekonomi Bakanı Ali ...
Erdoğan Bosna'da görevli Türk askerlerini ziyaret etti
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Güneydoğu Avrupa İşbirliği Süreci ...
Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan S-400 açıklaması
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, S-400 savunma sistemlerinin teslimatına ...
 
Erdoğan: Hatalarımızı tamir edeceğiz
"İstanbul’u kaybettiysek bunun sorumlusu millet değildir. Hata varsa bunu ...
Bakan Selçuk: “Sorun çözmeye davet ediyorum”
Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, İbni Haldun Üniversitesi Lisansüstü Mezuniyet ...
Ekrem İmamoğlu buğday hasadı yapan çiftçileri ziyaret etti
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, Büyükçekmece’de buğday ...
 
YAZARLAR
Halit Aksungur
Halit Aksungur
GİZEMLİ SÖZCÜKLER
Mustafa Çağlayan
Mustafa Çağlayan
TÜKETİCİ KÖŞESİ
Muhsin Ertekin
Muhsin Ertekin
Kendi adına çalışanlara (Bağ-Kur) aylık bağlama koşulları
Cansu Atıcı
Cansu Atıcı
15 TEMMUZ
Prof. Dr. Meryem Uysal
Prof. Dr. Meryem Uysal
EN YÜKSEK RÜTBE: RUHLA SEVMEK
Mehmet Şimşek
Mehmet Şimşek
KURTULUŞ SAVAŞI KAHRAMANLARI: ( 206 )
ÇOK OKUNANLAR
ARŞİV
ÇOK YORUMLANANLAR
SÜPER LİG PUAN DURUMU
FACEBOOK'TA SUNHABER
TWITTER'DA SUNHABER
NAMAZ VAKİTLERİ
İmsak 03:36   İkindi 16:59
Güneş 05:36   Akşam 20:18
Öğle 13:07   Yatsı 22:02
Nöbetçi Eczneler
Ana Sayfa Yerel Asayiş Siyaset Ekonomi Spor Güncel Dünya Eğitim Sağlık Kültür & Sanat
KünyeHakkımızda KünyeKünye İletişimİletişim FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri