Ana Sayfa Yerel Asayiş Siyaset Ekonomi Spor Güncel Dünya Eğitim Sağlık Kültür & Sanat Yemek/Kadin








'Kısıtlama ve tedbirler artış hızını düşürmeye başladı'
'Kısıtlama ve tedbirler artış hızını düşürmeye başladı'
Kendisine silah doğrultan babasını bıçakladı
Kendisine silah doğrultan babasını bıçakladı
Kavgayı ayırmaya çalışan polis ve bekçi bıçaklandı
Kavgayı ayırmaya çalışan polis ve bekçi bıçaklandı
Kritik maçta 3 puan Fenerbahçe'nin
Kritik maçta 3 puan Fenerbahçe'nin
600 bin liralık pamuk, tırla birlikte alev alev yandı
600 bin liralık pamuk, tırla birlikte alev alev yandı

Prof. Dr. Meryem Uysal

HACIOĞLU PAZARCIĞI (DOBRİÇ / BULGARİSTAN) ‘NA DAİR
23 Şubat 2021 Salı

Hacıoğlu Pazarcığı ile ilgili ilk yazımda (Bir Zamanlar Hacıoğlu Pazarcığı( Dobriç/ Bulgaristan), 1887 yılında oradan Mersin’in Mut ilçesinin Dağpazarı köyüne göçen hemşerilerim için, Danayil Stefanov Bekarov’un 2002 basımı aynı adlı kitabından yapılan çevirilerden alıntılar yaparak, şehrin tarihi ile ilgili bilgiler aktarmaya çalışmıştım. Yazı Dağpazarlı göçmenlerce ilgiyle karşılanmıştı.

Türkiye’de son birkaç yıldır, Hacıoğlu Pazarcığı ile ilgili çalışmalarda görünür bir artış söz konusudur ve

Elbette bu çalışmalarla ortaya yeni bilgiler çıkmaktadır.

Bugünkü yazımda, son iki yılda yazılan, Kaynaklar’da verilen iki yayındaki ilgi çekici yeni kayıtları okurlarıma özetle aktarmaya çalıştım. Bu amaçla daha çok Canım (2020)’den olmak üzere Sarıca (2019)’dan da alıntılar yaptım. Şehrin gerek tarihsel gerekse güncel özelliklerinden bahsederek anne tarafımdan akrabam olan, eski Hacıoğlu Pazarcıklı, yeni Dağpazarlı hemşerilerimi bilgilendirmek istedim.

Bugün Kuzey- Doğu Bulgaristan’da, Dobruca adı verilen bölgenin en önemli yerleşim merkezlerinden biri olan ve günümüzde Dobriç adıyla bilinen şehrin Türkçe kaynaklarda adı Hacıoğlu Pazarcık, Hacıoğlu Pazarı, Pazarcık, Hacıoğlu Pazarcığı şeklinde geçer. Komünizm döneminde bir ara adı o yörede görevli bir Rus Mareşalin adına binaen Tolbuhin olmuştur.

Uzun asırlar Osmanlı yönetiminde kalan Hacıoğlu Pazarcığı, aynı zamanda Osmanlı padişahlarından Lale Devri Hükümdarı III. Ahmet’in doğduğu şehir olarak bilinir.

Gerek Anadolu’dan bölgeye gelip yerleşen Anadolu Türklerinin ve gerekse kuzeyden gelen Tatarların bir arada uzun asırlar boyunca ortak bir Türk – İslam kültürünü yaşattıkları ve bir şehir medeniyeti inşa ettikleri Hacıoğlu Pazarcığı, yetiştirdiği alimler, şairler ve sanatkârlar ile de Türk kültürünün günümüze kadar ulaşmasını sağlamış, Balkanlardaki önemli yerleşim merkezlerinden birisidir.

Türklerin kurduğu ve yaklaşık beş asır yönetiminde tuttuğu bu şehir, Osmanlı ordularının Rumeli üzerine yaptığı seferlerde önemli menzillerden biri olmuştur.

1411 yılında Osmanlı hakimiyetine giren bölge, önce Silistre eyaletine, ardından da Niş ve Vidin eyaletlerinin birleştirilmesi ile 1864’te kurulan Yeni Tuna Vilayetine dahil edilir.

XVI. yüzyıldan itibaren Dobruca bölgesinin iç kesimlerinde bir Osmanlı kasabası olarak gelişmeye başlayan Dobriç, bir zaman sonra cami ve medreseleri ile bölgenin önemli Türk – İslam merkezlerinden biri haline gelir.

23. Osmanlı Padişahı, 102. İslam Halifesi Sultan III. Ahmet, 30 Aralık 1673 tarihinde babası IV.Mehmet’in Lehistan seferi sırasında kışladığı bu şehirde dünyaya gelmiştir.

Rivayetlere göre, o gün padişah çadırının kurulmuş olduğu yer, daha sonra “Saray Mahallesi” olarak adlandırılmıştır. III. Ahmet’in annesi de Emetullah Rabia Gülnuş Sultan’dır.

1703 yılında Edirne’de tahta çıkan ve 27 yıl tahtta kalan, iyi bir hattat olan, Necip mahlasıyla şiirler de yazan Sultan III.Ahmet 1736’da İstanbul’da vefat etmiştir.

Hacıoğlu Pazarcık, Osmanlı asırları boyunca Rumeli ordusunun önemli kışlaklarından birisiydi.

Konumu itibariyle tam yol üzerinde bulunduğundan, sefer için ordunun toplanma merkezi idi.

Bu nedenle şehirlerarası yollar, köprüler ve menziller sürekli onarılır, tamir edilirdi.

Ordunun kışlık ihtiyacı olan arpa, un ve odun için Hacıoğlu Pazarcığı’nda büyük depolar ve ambarlar vardı.

XVII. yüzyıla kadar şehirde Hristiyan nüfus görülmez. Onlar çok daha sonradan gelip buraya yerleşeceklerdir.

1872’de şehre gelen Felix Kanitz, Dobruca bölgesinin doğal merkezi olan bu şehrin güzelliklerinden söz eder ve özellikle yerel hasta hanenin temiz ve nezih durumundan bahseder.

O sıralar şehrin nüfusu 14.000 civarındadır.

1800’lü yılların başından itibaren her yıl mart ayında 15 gün süren bir panayır yapıldığının bunun da şehrin ticari ve ekonomik yaşantısına yıldan yıla da olsa bir hareketlilik getirdiği söylenmektedir.

1878’de Hacıoğlu’nun Osmanlının hakimiyetinden çıkmasıyla başlayan sürecin devamında Bulgar yönetimi şehirde, özellikle II.Dünya Savaşı sonrasında modern binalarla oluşturulan yeni bir imar faaliyeti başlatmış ve bunun neticesinde kentteki İslam yapıları yok denecek kadar azalmıştır.

Günümüzde şehir merkezinde ibadete açık iki cami bulunmaktadır. Bunlardan biri XVI.yüzyılın sonlarına tarihlenen Tekke Camii (Eski Camii) ve 1933 yılında inşa edilen Hacı Osman Camii’dir.

1970’lerden sonra şehrin özellikle “Eski Camii” çevresindeki eski merkezi, etnografya müze kompleksi ilan edilerek yeniden düzenlenir. Ardından buraya Karadeniz kıyılarından gelen turistlerin ilgisini çekmek için geleneksel tarzda oteller, kafe ve barlar, ayrıca eski zanaatkarların, dokumacıların, çömlekçilerin, nalbantların sergilendiği birçok dükkân ve çok sayıda restoran yapılır. Eski camii de bu arada güya restore edilir ama minaresi kaldırılarak bu yapının bir cami olduğu bile neredeyse anlaşılamayacak konuma getirilir. Dobriç’in bugünkü nüfusu 100.000 civarındadır.

Tekke camii yanında Dobriç’in Eski Müslüman Mezarlığı ve Şehitliği de bu kültür mirasının bir parçası olarak varlığını sürdürmektedir.

Dobriç ve etrafı her zaman bir sanayi bölgesi olmaktan ziyade, tarıma uygun geniş toprakları ile tanınmıştır. Bu bölge Bulgaristan’ın buğday ambarı olarak ün salmıştır. Dolayısıyla şehirde, un ve bitkisel yağ fabrikaları, tarım alet ve ekipman fabrikaları, hayvan yemi fabrikaları, keten tohumu üretimi, deri işletmeciliği, bakırcılık, madencilik, beyaz peynir ve kaşar peyniri üretimi yapılan mandıra işletmeciliği, yün dokuma ve mobilya atölyeleri şehrin ekonomisini oluşturan faaliyet alanlarıdır.

Şüphesiz her zaman olduğu gibi Dobriç Romanya’nın Köstence limanını Bulgaristan’ın Varna limanına bağlayan kara ve denizyolu üzerinde bulunması itibariyle de Bulgaristan’ın bu bölgedeki önemli şehirlerindendir.

Kuzeyi ve güneyi ile Dobruca bölgesi kültür tarihimiz açısından kuşkusuz büyük öneme haizdir.

Bugün Romanya sınırları içinde kalan Kuzey Dobruca Bölgesi, Sarı Saltuk Hazretlerinin ismiyle anılırken, Deliorman dediğimiz Güney Dobruca Bölgesi de asırlardır meşhur Sufi Şeyh Bedrettin’in hatıraları ile kültürünü yaşatır.

Bektaşi kültürünün bu coğrafyalardaki etkinliğinin sebebi temelde bu iki büyük Türk Dervişi olmalıdır.

Diğer şehirlerde başka Türk Dervişlere ait türbeler de mevcuttur.

Şehirde azımsanmayacak sayıda şair ve yazar yetişmiştir.

Kültürel hayatta basın yayın alanında 1930-1940’lı yıllar arasında Hacıoğlu’nda yayınlanmış Türk Birliği

Gazetesi ile özellikle Kırım Türklerinin tüm dünyadaki sesi olarak görülen “Emel Mecmuası” unutulmayacak isimlerdir. Bu dergi ile Dobruca’da bir aydınlanma hareketi başlamıştır.

II.Dünya Savaşı ile kapanan Emel Mecmuası 1960’tan sonra öncü kadroların gayretleriyle yayın hayatını Türkiye’de sürdürmektedir.

Günümüzde şehirde yüksek öğretim adına eğitim veren; Varna Teknik Üniversitesine bağlı 3 yıllık bir yüksek okul, Şumnu Üniversitesine bağlı bir Pedagoji yüksek okulu ve bir Uluslararası İşletme (Menichment) Yüksek Okulu bulunmaktadır.

 

KAYNAKLAR

CANIM, Rıdvan (2020). Dobruca’da Bir Hükümdar Şehri: Hacıoğlu Pazarcığı. Balkanistik Dil ve Edebiyat

Dergisi. Cilt 2, Sayı 1. 1-24.

SARICA, Birsen (2019). Bulgaristan Hacıoğlu Pazarcığı (Dobriç) Tekke Camii. İstanbul Üniversitesi

Edebiyat Fakültesi Sanat Tarihi Bölümü, Yayınlanmamış Bitirme Ödevi, İstanbul

Önceki sayfa   Sayfa başına git  
YORUMLAR
 Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 

Bu haber henüz yorumlanmamış...

FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
YAZARLAR
Süleyman Göksu
Süleyman Göksu
ŞİFA AYI RAMAZAN
Ahmet Anıl Yılmaz
Ahmet Anıl Yılmaz
Tüketici Köşesi
Mehmet Şimşek
Mehmet Şimşek
KADINLARIMIZ (234. Bölüm)
Ebru Mut
Ebru Mut
BU BİZ DEĞİLİZ !
Mustafa Çağlayan
Mustafa Çağlayan
TÜKETİCİ KÖŞESİ
Prof. Dr. Meryem Uysal
Prof. Dr. Meryem Uysal
KARAMANLI ORTODOKS TÜRKLER
ANKET
Pandemi sürecinde belediyelerin çalışmaları yeterli mi?

Yetersiz
Yeterli
Fikrim yok

Sonuçları göster Anket arşivi
ÇOK OKUNANLAR
ARŞİV
ÇOK YORUMLANANLAR
SÜPER LİG PUAN DURUMU
FACEBOOK'TA SUNHABER
TWITTER'DA SUNHABER
NAMAZ VAKİTLERİ
İmsak 04:18   İkindi 16:43
Güneş 06:02   Akşam 19:37
Öğle 13:00   Yatsı 21:09
Nöbetçi Eczneler
Ana Sayfa Yerel Asayiş Siyaset Ekonomi Spor Güncel Dünya Eğitim Sağlık Kültür & Sanat
KünyeHakkımızda KünyeKünye İletişimİletişim FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri