Ana Sayfa Yerel Asayiş Siyaset Ekonomi Spor Güncel Dünya Eğitim Sağlık Kültür & Sanat
Otogar metro istasyonunda yaşanan dehşetin görüntüleri ortaya çıktı
Otogar metro istasyonunda yaşanan dehşetin görüntüleri ortaya çıktı
Bombalanan fabrikanın enkazında yaşıyorlar
Bombalanan fabrikanın enkazında yaşıyorlar
Trump'tan corona virüs açıklaması
Trump'tan corona virüs açıklaması
Norveç'te ilk korona virüsü vakası
Norveç'te ilk korona virüsü vakası
Atakan Kayalar hakkında skandal paylaşımlar yapan şahıs serbest bırakıldı
Atakan Kayalar hakkında skandal paylaşımlar yapan şahıs serbest bırakıldı

Saffet Kuramaz

Kadına Şiddet
8 Şubat 2020 Cumartesi

Mermi Tabancadan çıkar…

-Seninle artık olmaz, başkasıyla evleneceğim olmuştur, son sözü.  Öylesine sinirle, dayanılmaz bir tahammülsüzlükle, ezilen gururla, eşinin dilinden son söz çıkar… 

-Benim olmuyorsan başkasınında olamazsın…

Arka arkaya kaç kurşun girer zavallı eşin bedenine… Gözleri faltaşı gibi açılmış, şaşkınlığı bile tatmadan son nefesini vermiştir bile.

Ağlayan küçücük çocuğunun elinden tutar katil baba, kaçar, kaçar…. Kimden kaçacaktır ki! 

Annesine sarılamadan, son kez koklamadan uzaklaşmıştır çocuk oradan.  Baba onu yabancı birine emanet eder. Tanımadığı biri işte…. Büyüyecektir, bir danışmanı olmadan, içindeki acı kendisiyle büyüyecektir. 

Baba yakalanır, hapse düşer… Artık ölmeden ölmüştür, nemli zindanlarda… Orada çürüyecektir işte. Kim bilir hangi hayalleri olacaktır, kim bilir günde kaç kez beddua edenlerin hıçkırıklarıyla zıplayacaktır asumana doğru. Pişman olmuştur çoktan ama neye yarar ki?  

 

Kadın cinayetleri… Aşk yemini ile takılan yüzükler, atılan imzalar… Mutluyum diye bağıran çiftler…Doğan çocuklar… Nasıl olurda öldürecek kadar birbirine düşman olurlar. Onların göbek bağını kesen nedir? Masum çocuklar bile buna engel olamaz. Çocukların ne suçu vardır ki?

 

Zenginliğine, işine, gücüne  bakarak yahut aşkına inanarak birbirini tanımayan çiftlerin beraberlikleri… Ne analar ne de babalar yardım etmemiştir, aksine mutlu olmamaları için ellerinden geleni yapmışlardır belki de…  Neden bu kadar problem yaşayan çiftlere birileri öğüt vermez yahut yol göstermez ki? Psikologa gitmenin akıl hastalığı gibi kabul edildiği bir toplumda, onları anlayacak birilerinin olmaması ne kadar acınası bir durum. 

 

Acaba, öldürmenin ne kadar büyük günah olduğunu anlatan ayetleri okumamış mıdır ki? Acaba Ahirete iman etmemişler midir? Adaletin sadece dünyada hakimler, öbür dünyada sorguda Allah’ın vereceğini öğrenmemişler midir? Her yapılanın bedeli olduğunu hiç mi tecrübe etmemişlerdir? Ne kadar geçimsiz olsa da, karanlığın nasıl ki bir seheri var ve güneşi doğuyorsa, bir gün geçimlerinin düzeleceğine inanmamışlar mıydı? Boşanmak da neyin nesiydi ki? Başka erkek yahut başka kadın, her ne kadar çözüme bir seçenek olsa da kişiye nasıl bir mutluluk sunacaktı ki? Hani aracılar olsaydı, barıştırsalardı, hani şiddetin kaynağı olan hastalığı için hastanede şifa arasaydı, buna inanmış eş, hiç boşanmak ister miydi? Kim var olan düzenini ve alışkanlığını  bozmak ister ki… 

 

Bu kadar saydığım nedene cevap bulması lazım otorite olan devlet kurumları, eğitim ve sağlıkta da… Refah seviyesinde! Avrupa’da eğer çiftler kavga etseler hemen çocuklarını bu çiftin elinden alıyorlar, çocuklarının psikolojisi bozulmasın istiyorlar. Bizim ülkemizde bu yapılmıyor, niçin? Herhalde, bağırıp çağırmanın kısa sürede sona ereceğine inanıyorlar, yahut geleneklerimize ters geliyor, yahut sevginin kaynağının aile ortamı olması gerektiğine odaklanıyorlar.. Devlet aile kurumuna önem vermeli, evlenecek çiftlere evlenmeden önce değişik eğitimler vermeli, aile kurumunun kutsallığını anladıkları anda evlenmelerine izin vermelidir. Hala çocuk gelinleri tartışıyoruz. Kadın çocuk olmasa bile o çocuk gelinden ne farkı var ki evlilik tecrübesinde… İkisi de aynı şiddete maruz kalmıyorlar mı?

 

Kadına şiddet sokaklarda pankartla sona ermez. Sokaklarda bağırıp çağırmakla çözüm bulunmaz. Çözüm yaşadığımız ortamda, kardeşlikte, dostluk da… Allah’a aşkla gezmekte! Çözüm, hiç bir kavganın sonunda kazananın olmayacağı bilincinde. Çözüm, Evlilik gibi verilen nimete şükürle bakmakta, onu bir hediye gibi görmek de… Çözüm, öldürmek de değil yaşatmak da… Çözüm duygudaş olmakta, mutluluğun herkesin hakkı olduğunu kabul etmek de… Çözüm Allah’ın her şeyi gördüğüne yani haya sahibi olmak da… Her yaptığımızın bir bedeli olduğunu, bu dünyada da öbür dünyada da o bedeli ödeyeceğimizi kabul etmek de. Çözüm hayatı basite indirgemek de, karmaşa ile uğraşmamak da…

 

Çözüm bizim insanlığımız da… 

 

Saffet Kuramaz 

Önceki sayfa   Sayfa başına git  
YORUMLAR
 Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 

Bu haber henüz yorumlanmamış...

FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
YAZARLAR
Mustafa Çağlayan
Mustafa Çağlayan
TÜKETİCİ KÖŞESİ
Elif SARITAŞ
Elif SARITAŞ
MESNEVİ-İ ŞERİF
Prof. Dr. Meryem Uysal
Prof. Dr. Meryem Uysal
AH ŞU MENFAAT !
Saffet Kuramaz
Saffet Kuramaz
Fabrika Ayarlarına Dönüp İslam'ı Yeniden Kaynağından Öğrenelim
Ahmet Anıl Yılmaz
Ahmet Anıl Yılmaz
TÜKETİCİ KÖŞESİ
Ebru Mut
Ebru Mut
İNTERNET HABERCİLİĞİ
ÇOK OKUNANLAR
ARŞİV
ÇOK YORUMLANANLAR
SÜPER LİG PUAN DURUMU
FACEBOOK'TA SUNHABER
TWITTER'DA SUNHABER
NAMAZ VAKİTLERİ
İmsak 05:42   İkindi 16:24
Güneş 07:17   Akşam 18:49
Öğle 13:13   Yatsı 20:15
Nöbetçi Eczneler
Ana Sayfa Yerel Asayiş Siyaset Ekonomi Spor Güncel Dünya Eğitim Sağlık Kültür & Sanat
KünyeHakkımızda KünyeKünye İletişimİletişim FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri