Ana Sayfa Yerel Asayiş Siyaset Ekonomi Spor Güncel Dünya Eğitim Sağlık Kültür & Sanat
17 yaşındaki Ceren’i öldüren katil tutuklandı
17 yaşındaki Ceren’i öldüren katil tutuklandı
Tır, yük treninin üstüne çıktı
Tır, yük treninin üstüne çıktı
İspanya Sağlık Bakanlığı, koronaya bağlı can kayıplarını güncelledi
İspanya Sağlık Bakanlığı, koronaya bağlı can kayıplarını güncelledi
Evin bahçesine giren yavru ayılar telefonla görüntülendi
Evin bahçesine giren yavru ayılar telefonla görüntülendi
Johnson’ın Başdanışmanı Cummings: “Pişman değilim”
Johnson’ın Başdanışmanı Cummings: “Pişman değilim”

Elif SARITAŞ

PANDEMİ TARİHİ
8 Nisan 2020 Çarşamba

Pandemiler veya pandemik hastalıklar, bir kıta hatta tüm dünya yüzeyi gibi çok geniş bir alanda yayılan ve etkisini gösteren salgın hastalıklara (epidemilere) verilen genel addır. Pandemi, Eski Yunanca'da tüm anlamına gelen παν (pan) ile insanlar anlamına gelen δ?μος (demos) kelimelerinden türetilmiştir.

Her devirde binlerce insan grip, veba, kolera, tifüs gibi bulaşıcı ve salgın hastalıklardan hayatını kaybetmiştir. Her ne kadar asırlar, devirler değişse de hastalıklar tarih boyunca hep kendinden söz ettirmeyi başarmıştır.

Salgın hastalıkların geçmişi, insanlık tarihi kadar eski. Salgınlar yüzünden, bugüne kadar milyonlarca insan hayatını kaybetmiş durumda. Savaşlarda ve tabiî afetlerde ölenlerden çok daha fazla insan, salgın hastalıkların pençesinden kurtulamamıştır.

Doğrudan doğruya, bir insandan diğerine geçebilecek virüslerin yayılması kolay ve çabuk olmuştur. Büyük istilalar, Haçlı seferleri gibi büyük savaşlar, yani insan topluluklarının geniş ölçüde bir araya gelmesi ve yer değiştirmesi nasıl Ortaçağ’da korkunç salgınların görülmesine sebep olduysa 19. asırdan sonra da deniz yolculuklarında hızlı buhar gemilerinin kullanılmaya başlaması ve Süveyş Kanalı’nın açılması, malların yanı sıra mikropların da bir limandan ötekine kolayca taşınmasına imkan vermiştir. Günümüzde farklı ülkelere giriş çıkışların çok fazla olması, hastalıkların yayılmasını iyice kolaylaştırmıştır.

Hastalıklar her devirde olmuş, binlerce insan veba, kolera, tifüs, cüzzam, frengi, sıtma gibi bulaşıcı ve salgın hastalıklardan hayatını kaybetmiştir. İşte tarih boyunca en çok can alan hastalıklardan bazıları…

1. Antonine Vebası

165 yılında başlayan bu salgın veba olarak nitelendirilse de hastalığın çiçek ya da kızamık olduğu değerlendiriliyor. Anadolu, Mısır, Yunanistan ve İtalya’da etkili olan salgın Roma askerleri tarafından bölgeden bölgeye taşındı. Salgın 5 milyondan fazla insanı öldürürken Roma ordusunu da neredeyse yok etti.

2. Justinian Vebası

Kara Ölüm Ortaçağ’ın sonuna geldi ancak çağın ilk dönemlerine başka bir veba salgını damga vurdu. 541 yılında başlayan Justinian Vebası salgını Bizans İmparatorluğunu etkisi altına aldı ve Akdeniz kıyısındaki diğer bölgelerde de etkisini gösterdi. 542 yılına gelindiğinde 25 milyon insanı öldüren bu hıyarcıklı veba türünün sadece eski adı Konstantinapolis olan İstanbul’da günde 5 bin insanı canına mal olduğu ve toplamda kentin nüfusunun yüzde 40’ını öldürdüğü tahmin ediliyor.

3. Kara Ölüm(Veba)

14. yüzyıla damgasını vuran olaylandan veba salgını kara ölüm olarak adlandırılıyor. 1346’dan 1353’e kadar etkili olan salgının ne kadar insanı öldürdüğü tam olarak bilinmiyor. Tarihçiler sayısının en az 75 milyon olduğunu ifade etse de rakamı 200 milyon insana kadar çıkartan araştırmacılar da var.

Asya’da başlayan bu salgın Altınorda Devleti'ni etkisi altına almıştı. O sırada Altınorda Devleti'nin başında

bulunan Canibek Han tarafından Kefe şehrini kuşatmaya gelen Cenevizli denizcilerin arasına veba salgınından ölenlerin cesetlerinin fırlatılması taktiği ile hastalık Avrupa'ya taşındı. (Canibek Han'ın bu taktiği tarihte bilinen "ilk biyolojik savaş taktiği" olarak tanımlanır.) O dönem Avrupa’da şehirleşmiş bütün kentleri etkisi altına alan veba salgını şehirli nüfusun önemli bir bölümünü öldürdü. Tarihçiler dönemin önemli kentlerinden olan Floransa’da nüfusun üçte birinin vebadan öldüğünü düşünüyor.

4. KOLERA SALGINI

1852-1860 yılları arasına denk gelen 3. Kolera salgını yedi salgın arasından en öldürücü olanı olarak nitelendirilir. 8 yıldan uzun süre dünyayı etkisi altına alan bu salgın da Hindistan’da ortaya çıktı. Ganj Nehri etrafındaki yerleşim yerlerini takip eden salgın daha sonra farklı kıtalara sıçradı. Salgının 1 milyondan fazla insanı öldürdüğü tahmin ediliyor.

5. 1889-1890 GRİP SALGNI

Asya gribi ya da Rus gribi olarak da bilinen bu salgın yine influenza kaynaklı. 1889’da Buhara, Canada ve Grönland’da neredeyse aynı anda görüdü. Şehirleşmeye başlamış alanlarda etkili olan salgın dünya genelinde bir milyondan fazla insanı öldürdü.

6. İSPANYOL GRİBİ (1918-1920)

Birinci Dünya Savaşı’nın son yılında H1N1 olarak sınıflandırılan influenza pandemisi tüm dünyayı kasıp kavuruyordu. Yaklaşık 500 milyon insanın yaklaşık üç yıl süren salgından etkilendiği düşünülüyor. İspanyol gribi olarak da bilinen salgınde ölü sayısı net olarak bilinmiyor. Corona virüsten farklı olarak sağlıklı genç bireyleri de etkileyen bu salgının 20 ila 50 milyon arasında insanı öldürdüğü tahmin ediliyor.

7. 1956-1958 ASYA GRİBİ

1968 salgınından 12 yıl önce influenza virüsü yine dünya genelinde etkisini gösteriyordu. Bu sefer H2N2 olarak adlandırılan versiyonu Çin’de ortaya çıktı ve 1958 yılına kadar salgın devam etti. Hastalığın kaç kişi öldürdüğü tam olarak bilinmese de DSÖ(Dünya Sağlık Örgütü) verilerine göre yaklaşık 2 milyon insan hayatını kaybetti.

8. 1968 GRİP SALGINI

Solunum yolunu etkileyen tek grip salgını corona virüs değil. Influenza virüsü halk arasında grip olarak bilinen virüs türüdür. 1968 yılında bu hastalığın mutasyona uğramış versiyonu H3N2 bir milyon insanı öldüren bir salgına dönüştü. Yüzde beş ölüm oranına sahip olan bu virüs Hong Kong nüfusunun yüzde 15’inin ölümüne neden oldu. Filipinler, Hindistan, Avustralya, Avrupa ve ABD’de salgından etkilenen diğer ülkeler oldu.

9. HIV/AIDS

Edinilmiş bağışıklık eksikliği sendromu ya da genel olarak bilinen kısaltmasıyla AIDS halen dünyada aktif haldeki pandemi salgınlarının başında geliyor.

Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre ilk kez 1976 yılında karşılaşılan hastalık 1981’den bu yana en az 31 milyon can aldı. Halihazırda 35 milyona yakın insanın HIV pozitifle yaşadığı tahmin ediliyor.

Her yıl 1,6 milyon insan AIDS nedeniyle hayatını kaybediyor. Hastalık 2005-2012 yılları arasında zirve yapmıştı.

Hastalığa Karşı Tedbirler

İnsanlar, hayatlarını devam ettirebilmek için yakalandıkları hastalıklara karşı tedaviler geliştirmişler, ilaçlar bulmuşlardır. Eskiden, hastalıkların yayılmasını önlemek için alınan tedbirlerin günümüzde alınan tedbirlerden pek farkı yoktu. Hastalık, kalabalık yerlerde hızla yayılabildiğinden toplantılar yasaklanıyor, okullar tatil ediliyor, kütüphanelerde kitap dağıtımı durduruluyor ve ulaşım araçları dezenfekte ediliyordu. Daha sıkı tedbirler de vardı. Mesela el sıkışma suç sayılıyordu. ABD ordusunda sabahları sirke ve suyla gargara yapmak mecburi olmuştu. En yaygın korunma biçimi ise ağza takılan pamuklu maskelerdi.

Osmanlı’da salgın hastalıkların yayılmasını önlemek için okullarda bulunan talebelerin hususi doktorlar tarafından düzenli sağlık muayenesinden geçirilmesi, çevre temizliğine ehemmiyet verilmesi, hastalığa yakalanan fakir ve aciz kimselerin tedavisi için devlet tarafından hekim gönderilmesi, çocuklar için aşı kampanyaları düzenlenmesi, dış ülkelerden gelen bütün gemilere karantina uygulanması gibi tedbirler alınmıştı.

 

Elif SARITAŞ

04.04.2020

Haftanın Kitap Önerisi

Osmanlı'dan Cumhuriyet'e Salgın Hastalıklar ve Kamu Sağlığı-Burcu Kurt, İsmail Yaşayanlar

Önceki sayfa   Sayfa başına git  
YORUMLAR
 Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 

Bu haber henüz yorumlanmamış...

FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
YAZARLAR
Erdal Handemir
Erdal Handemir
SINAV
Mehmet Şimşek
Mehmet Şimşek
MÜSLÜMAN KARDEŞLERİM
Saffet Kuramaz
Saffet Kuramaz
Aşkın Yolculuğu Bu- Işıkları Kapat
Süleyman Göksu
Süleyman Göksu
Adak ve Dinimizdeki yeri nedir?
Ahmet Anıl Yılmaz
Ahmet Anıl Yılmaz
TÜKETİCİ KÖŞESİ
Mustafa Yolcu
Mustafa Yolcu
MİSAKIMİLLİ İLKOKULU “TAŞ MEKTEP” -3
ÇOK OKUNANLAR
ARŞİV
ÇOK YORUMLANANLAR
SÜPER LİG PUAN DURUMU
FACEBOOK'TA SUNHABER
TWITTER'DA SUNHABER
NAMAZ VAKİTLERİ
İmsak 03:26   İkindi 16:50
Güneş 05:26   Akşam 20:09
Öğle 12:58   Yatsı 21:54
Nöbetçi Eczneler
Ana Sayfa Yerel Asayiş Siyaset Ekonomi Spor Güncel Dünya Eğitim Sağlık Kültür & Sanat
KünyeHakkımızda KünyeKünye İletişimİletişim FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri