Ana Sayfa Yerel Asayiş Siyaset Ekonomi Spor Güncel Dünya Eğitim Sağlık Kültür & Sanat








Lokum yemek isterken canından oldu
Lokum yemek isterken canından oldu
Başkentte gölete atlayan şahıs hayatını kaybetti
Başkentte gölete atlayan şahıs hayatını kaybetti
9 FETÖ şüphelisinin yurt dışına kaçış planı suya düştü
9 FETÖ şüphelisinin yurt dışına kaçış planı suya düştü
Eminönü Yeraltı Çarşısı sular altında kaldı
Eminönü Yeraltı Çarşısı sular altında kaldı
İstanbul'da tüm vapur seferleri durdu
İstanbul'da tüm vapur seferleri durdu

Halit Aksungur

SEVGİ VARLIĞIMIZIN ÖZÜDÜR-2
25 Nisan 2019 Perşembe

Kendini Tanrıya adayan Hak Ozanı Yunus Emre: “ Aşkı olmayan gönül misali taşa benzer, onun üzerinde çiçek açmaz, gözyaşı yeşermez” dizeleriyle sevgisiz kalmışları anlatır. İçlerinde karanlık olduğunu anıştırmak, anımsatmak, hatırlatmak ister…

            İşitin ey yarenler / Aşk bir güneşe benzer / Aşkı olmayan kişi / Misalı taşa benzer.

            Diyerek, ağlama ve gülmenin, gelimli gidimli dünyanın anlamı aşk iledir. İnasanı, Tanrıyı, doğayı, yaratılmışları sevmeyen kişi ölmüş demektir. Aşk denilen sevgi, insana yaşama gücü verir. İnsan yaşamındaki ışık da sevgidir, aşktır. Taş gönüllü insan yumuşakta söylese yüzü sevimsiz, sözü savaş gibi olur. Bu tippler kendini bir anda gösterir. Çünkü bunlar yıkıcı bir niteliğe sahiptir. Yapıcı yönleri kurumuş körelmiştir. Gönül kavramlarını bilmezler.

            Sevgi kavramı, insanın yaratılışına, kültürüne ve içinde yaşadığı topluma göre günden güne değişim göstererek kaypak bir duruma girmektedir. Yani görecelidir. Buna sığınarak :

   Bana göre, bana kalırsa” görüşüyle haklılığını savunmaya kalkar. Çıkarlarımıza uygun düştü   diye sevmek gerçek sevgi olamaz. Sevgimizi önyarısız gösterebilmek esastır. Şu da bir gerçek           ki, seven insan çoğu kez ayrılık acısıyla karşılaşmıştır. Ayrılık sevgiyi güçlendirir olgunlaş-           tırır.

        

         T. Sait Halman “ Ozanın sevgisidir mavi yapan her denizi” diyor.

         Aşk  ölçüsünde istenilen bir şeyi elde etmemize hiç bir şey engel olamaz. Tüm engeller, güç         lükler aşılır ona kavuşmada. Aşk ve sevgi insan yaşamında böylesine etkiler yaratmıştır.          Geçmiş yüzyıllarda yaşanmış büyük aşk ve sevgiler efsaneleşerek günümüze gelmiştir. Ferhat           ile Şirin, Arzu ile Kamber, Karacoğlan’la Elif, Aşık Kerem’le Aslı en yaygın örnekleridir…

        

            Afrodit, kadın güzelliğinin ölümsüz, eşi benzeri bulunmayan temsilcisi olmuştur. İlk çağ insanı güzellik yarışmaları etkinliğini ilkçağlarda başlatmışlar. Onların izleri günümüzde Ege kıyılarındaki kent ve kasabalarında, sahil köylerinde içkili yerlere, diskoteklere saunalara, berberlik gibi iş yerlerine ad olmuştur. Zeus, ilk güzellik yarışmasının yargıcı olmuştur.1

            Bütün sevgilerin kaynağı insanın gönlüdür. orada beslenir yeşerir. Suyun ağaca ağdığı gibi sevgi de gönülden dış dünyaya ağar, yayılır. İlkbahar toprağı gibi kabarır. Çekirdeğe yaşam verir, can suyu katar. Efsanelerde yaşatılan ilkçağ aşkları mutluluk saçarlardı.

             Günümüz aşkları yozlaştı…Halkın dilinde söylenip gelen bir söylencede: Birbiriyle kanlı-kinli olan iki köylüden birinin kızı, ötekinin de bir oğlu olur. Zaman yel gibi gelip geçer. İki köylünün kan ve kin davaları bitmez, daha da ateşlenir. Bir yandan da kız ve oğlan büyürler. Kendilerini tanıma çağına erişirler. Kaçamak görüşmelerin önüne geçilemez bir durum oluşur. İki gönülde de birer kor yanmaktadır. Ateşle barut bir arada durur mu?  Kara sevdalı olurlar. Eskinin kaçamak buluşmaları onları yolundan döndüremez. Zaman bu iki yürekteki yangını söndürememiştir. Onlar bu halleriyle mutluluğu yaşarlar. Sonunda iki kanlı barışmak zorunda kalırlar.

            Yirminci yüzyıl sevdalıları gizli-saklı görüşme zorunda kalmazlar. Her an buluşma görüşme olanakları ellerinin içinde, ayaklarının altındadır. Gel gör ki, mutsuzluk içinde yaşarlar. Çoban, tekeden süt sağarsa, seven gönüller birbirinden cayar mı? Kızını sandığa kilitleyen dar kafalı babası, anahtar deliğinden anlaşacaklarını nereden anlasın?

            Onlar, sevdalarını manilere bohçalayarak gönderirler.

            Yağlık saçak istemez

            Yorgan yastık istemez

            Verim bana yarimi

            Yorgan döşek istemez.

            Nesnel olmayan bir kavram olarak sevgi, insan ruhunu olgunlaştırır, toplumla, çevre- siyle kaynaştırır, huzurlu bir yaşama yol verir. İçimizi ısıtır, sevinçten içi içine sığmaz olur.

 

Devam Edecek

Önceki sayfa   Sayfa başına git  
YORUMLAR
 Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 

Bu haber henüz yorumlanmamış...

FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
YAZARLAR
Mehmet Şimşek
Mehmet Şimşek
KADINLARIMIZ (123. Bölüm)
Halit Aksungur
Halit Aksungur
TAŞELİ YÖRESİNDE KADIN
Ebru Mut
Ebru Mut
Lambalı Radyo
Saffet Kuramaz
Saffet Kuramaz
Mavi Işık Bizi Uyutmuyormuş
Cansu Atıcı
Cansu Atıcı
Eski Kurban Bayramları
Mustafa Çağlayan
Mustafa Çağlayan
TÜKETİCİ KÖŞESİ
ÇOK OKUNANLAR
ARŞİV
ÇOK YORUMLANANLAR
SÜPER LİG PUAN DURUMU
FACEBOOK'TA SUNHABER
TWITTER'DA SUNHABER
NAMAZ VAKİTLERİ
İmsak 04:13   İkindi 16:50
Güneş 06:00   Akşam 19:49
Öğle 13:05   Yatsı 21:22
Nöbetçi Eczneler
Ana Sayfa Yerel Asayiş Siyaset Ekonomi Spor Güncel Dünya Eğitim Sağlık Kültür & Sanat
KünyeHakkımızda KünyeKünye İletişimİletişim FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri