Ana Sayfa Yerel Asayiş Siyaset Ekonomi Spor Güncel Dünya Eğitim Sağlık Kültür & Sanat
17 yaşındaki Ceren’i öldüren katil tutuklandı
17 yaşındaki Ceren’i öldüren katil tutuklandı
Tır, yük treninin üstüne çıktı
Tır, yük treninin üstüne çıktı
İspanya Sağlık Bakanlığı, koronaya bağlı can kayıplarını güncelledi
İspanya Sağlık Bakanlığı, koronaya bağlı can kayıplarını güncelledi
Evin bahçesine giren yavru ayılar telefonla görüntülendi
Evin bahçesine giren yavru ayılar telefonla görüntülendi
Johnson’ın Başdanışmanı Cummings: “Pişman değilim”
Johnson’ın Başdanışmanı Cummings: “Pişman değilim”

Elif SARITAŞ

SONUÇ OLARAK
1 Nisan 2020 Çarşamba

Ortadoğu bulunduğu coğrafi konumu, jeopolitik önemi nedeniyle tarih boyunca

birçok millet, kültür ve siyasi iktidarların odağı haline gelmiştir. İnsanlık tarihinde

devrim niteliğinde bulunan yazınının ilk kez burada kullanılması, tarımsal faaliyetin

sonucunda ilk üretimin burada başlaması ve tarihteki ilk siyasi teşekküllerin burada

meydana gelmesi Ortadoğu’nun önemli bir bölge olduğunu gözler önüne sermektedir.

Gelip geçeni çok olduğundan dolayı Ortadoğu’da, kültürel, siyasal ve dinsel yönden

kozmopolit bir yapı meydana gelmiştir.

Bölgenin farklılıklar oluşturması kültürel bir birikimin sağlamasına neden olduğu gibi, siyasi ve dinsel çatışmaları da beraberinde kaçınılmaz hale getirmiştir. Bundan dolayıdır ki bazı istisnalar hariç Ortadoğu’nun tarihsel süreç içerisinde sürekli çatışmaların yaşandığı bir bölge haline gelmesine neden olmuştur. Birçok siyasi iktidarın hâkim olmak istediği Ortadoğu’ya ancak Osmanlı hakim olabilmiş ve uzun bir süre istikrar sağlayabilmiştir. Ancak Avrupa’da Fransız ihtilali ve özellikle de sanayi inkılâbı dünyada dengelerin değişmesine neden olduğu gibidevletlerin emperyalist bir politika izleme ihtiyacını duymaları bölgeyi ilgi odağı haline getirmiştir.

Batılı güçler, sanayilerine hammadde bulabilmek için siyasi yönden zayıf

ama yeraltı kaynakları bakımından zengin bölgeleri hedef olarak seçmişlerdir ki

konjonktürel yönden Ortadoğu batılılar için vazgeçilmez bir arena olmuştur. Ancak

Avrupalılar, şu tespiti yapmaktan gecikmemişlerdir: Siyasi otoriteyi sağlayan güçlü bir

otorite Ortadoğu’da bulunduğu sürece bölgede mukavemetle karşılaşacaklarını ve

mukavemetle karşılaşmadan bölgede etkin olmanın yegâne yolu Osmanlı’ya karşı siyasi

oyun ve manevralarla etkili bir milliyetçi yapı oluşturup parçalamaktan geçtiğinin

bilincine varmışlar ve bu siyasete paralel hareket etmişlerdir.

Bağımsız Arap Krallığı kurdurtma aldatmacasıyla Araplar Osmanlı’ya karşı kışkırtılmış ve kendi açılarından istenilen sonuca vardıklarını söylemek zor değildir.Birinci Dünya savaşı’ndan İkinci Dünya savaşına kadar manda yönetimini kuran batılılar, ikinci Dünya Savaşı ile bölgeden fiilen çekilmek zorunda kalmışlar ve yeni politik çabalar içine girmişlerdir ki bu da Ortadoğu’da güçlü bir otorite yerine birbirine küstürülmüş ve parçalanmış bir siyasi yapı oluşturmaktır.

İşte batılıların bölgeye yönelik emperyalist politikaları bölgede Osmanlı’dan sonra her yönüyle istikrarın gelmesi engellenmiştir. Tarihin derinliklerinde atılan ayrılık tohumları günümüze kadar devam etmektedir. Geçmişte olduğu gibi bugün de bir kaosun içinde bulunan Ortadoğu’nun istikbali için bir öngörüde bulunmak zordur. Çünkü bu bölgedeki karışıklıklar, hakkında uzun vadede bir şeyler söylemek zordur. Bunun için Ortadoğu, her türlü olumsuzluklara karşı gebe olma riski yüksek bir bölgedir.

Tarihsel sürece bakıldığında dinsiz tek bir topluma rastlandığı görülmemiştir. İnsanlar dinsiz kalamadıkları gibi kendilerini kötü yoldan doğru yola iletmek için Allah tarafından gönderilen dinlere de bazıları inanmadıkları gibi bazıları da dini çıkarları doğrultusunda kullanmaya çalışmışlardı. Kısaca, yaptığımız bu araştırma insanları doğru yola iletmek için Allah’ın zaman zaman insanlara peygamberler gönderdiği ama bu dinlerin önce tepki ile karşılaştıkları daha sonra bilinçli olarak vahdaniyeti içeren dinlerin içine yeni yeni maddi ve manevi değerlerin girmesiyle din mensupları arasında ihtilafların ve karışıkların ortaya çıkmasına neden olmuştur. İlahi dinler, farklı peygamberler vasıtasıyla, yoldan çıkan insanları doğru yola iletmek amacıyla Allah tarafından görevlendirilmiştir. Şu bir gerçektir kendisinden önceki dinlerin gelişi değişik isimler altında ve farklı peygamberlere gönderilmişse de tüm dinler, İslam’ın temel ilkelerini içermiştir. Yani kendisinden önceki dinler ve peygamberler Allah’ın göndermiş olduğu ilkeleri yansıtmaya çalışmışlarsa da bu dinler zamanla asli unsurundan uzaklaşmıştır.

 

Elif SARITAŞ

31.03.2020

Önceki sayfa   Sayfa başına git  
YORUMLAR
 Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 

Bu haber henüz yorumlanmamış...

FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
YAZARLAR
Erdal Handemir
Erdal Handemir
SINAV
Mehmet Şimşek
Mehmet Şimşek
MÜSLÜMAN KARDEŞLERİM
Saffet Kuramaz
Saffet Kuramaz
Aşkın Yolculuğu Bu- Işıkları Kapat
Süleyman Göksu
Süleyman Göksu
Adak ve Dinimizdeki yeri nedir?
Ahmet Anıl Yılmaz
Ahmet Anıl Yılmaz
TÜKETİCİ KÖŞESİ
Mustafa Yolcu
Mustafa Yolcu
MİSAKIMİLLİ İLKOKULU “TAŞ MEKTEP” -3
ÇOK OKUNANLAR
ARŞİV
ÇOK YORUMLANANLAR
SÜPER LİG PUAN DURUMU
FACEBOOK'TA SUNHABER
TWITTER'DA SUNHABER
NAMAZ VAKİTLERİ
İmsak 03:25   İkindi 16:51
Güneş 05:25   Akşam 20:10
Öğle 12:58   Yatsı 21:55
Nöbetçi Eczneler
Ana Sayfa Yerel Asayiş Siyaset Ekonomi Spor Güncel Dünya Eğitim Sağlık Kültür & Sanat
KünyeHakkımızda KünyeKünye İletişimİletişim FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri